22 Ocak 2014 Çarşamba

İlk İşime Girmemi Sağlayan Yazı: Hadise'nin Kasım 2008 İstanbul Konseri

Aşağıdaki yazıyı 9 Kasım 2008 tarihinde Karanlık Ev adlı blog sitemde paylaştım. Bir okur Ekşi Sözlük'te bağlantısını vermiş. Hadise'nin o dönemdeki menajeri Süheyl Atay yazıyı okuyup benimle görüşmek istedi. Görüştük ve ilk tam zamanlı iş teklifimi aldım. Menajerlik şirketi RUNLTD'de bir buçuk yıl boyunca çalıştım ve Eylem'le çalışmamız da Süheyl Atay sayesinde gerçekleşti. Kendisi bana en erken güvenmiş isimlerdendir; bu sebeple hep minnettar olacağım.

Yazıya gelince, Hadise'yle ilgili fikirlerim daha çok değişemezdi herhalde. Ancak o zamanın heyecanıyla yazılmış şeyler olduğundan güncellemeden burada paylaşmayı daha uygun buldum. Beni müzik dünyasına ucundan da olsa sokan ve küçük çaplı da olsa bir "internet keşfi" olmamı sağlayan yazıyı aşağıda okuyabilirsiniz. 



Her duyurulan sitede “7 Kasım'da İstanbul'da Hadise çıkacak!” gibi sıradan bir sloganla tanıtılan Hadise'nin Sapphire'daki konseri benim için hakikaten hayatımın akşamlarından birine dönüştü. Kendisini ne kadar sevdiğimi ve takdir ettiğimi okuyucular zaten biliyor ama 3 şarkıdan daha uzun canlı performansını görmemiş biri olarak, tam hayranı olmak için bu konsere ihtiyaç duyuyordum. Beklediğimin, isteyeceğimin, en uçuk şekilde hayal ettiğimin daha ötesinde bir gece yaşadım. Abartmıyorum. Neden, anlayacaksınız.

Bir kere Eurovision'a katılıyor olmasını çok büyük sevinçle karşılamadım, o yarışmanın ABBA ve Celine Dion haricinde kimsenin kariyerine bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Hadise, 3 dakikalık şovunun hakkını fazlasıyla verecektir ama profesyonellerin Eurovision'a katılması benim tercihim değildir. Her neyse, Sapphire konserinin sürekli bu haberle anılması şaşırtıcı olmadı tabi. Mayıs'a kadar da en klişe haberlerle tekrar tekrar duyacağız Hadise'nin ismini. Şarkının dilinden tutun da, kostümüne kadar. Fakat bu performans Belçika'da meşhur olsa da Türklüğünü her fırsatta vurgulayan Hadise'nin ilk gerçek Türkiye konseri oluşuyla önemliydi asıl. Ben bunu bilerek gittim, Eurovision umurumda değildi pek.


Sapphire'in kışlık yeri 1000 kişi kapasiteli bir bar, kesinlikle konser mekanı değil. Potansiyel taşıyan sanatçıların her zaman büyük konserler yapmasından yanayımdır ama hadi bunu da geçtik. Ülkede ismine düzenlenen ilk “canlı” gece olduğuna göre bar programı + konser karışımı bir şey olmasında sakınca yok. Yalnız tabi bunu çalışanlara da duyursalar keşke. O akşam biletle izleyici aldılar ve stand koyma merakları yüzünden neredeyse sahnenin en önündeki yerimizden olacaktık. Neyse ki sakin bir şekilde konuştuk ve bizi yerimizde rahat bıraktılar. Zaten çok kalabalık olmadığı için mekan, oldukça ferahtı yerimiz. Konserin başlamasına birkaç dakika kala şarkı listesi gözümüzün önünde yere yapıştırıldı. Yazının sonunda bulabilirsiniz setlist'i, kısa ama tüm hitleri ve favori şarkılarımın çoğunu içeren bir toplamaydı. Gördükten sonra heyecanım daha da arttı.

Hadise'nin kostümünden önce kendi kıyafetimden bahsedeyim. O akşam için ani bir kararla, epeydir yaptırmayı düşündüğüm bir tişörtü bastırdım. Beyaz tişört üstüne siyah renkte “men chase, women choose... ...me” yazısından ibaretti tasarım. Hadise'nin erkekleri payladığı “Men Chase Women Choose” şarkısına gönderme yapan ama “erkekler beni taklit eder, kızlar da beni seçer” anlamına gelen bir tişörttü bu. Niyetim Hadise'nin görmesiydi ve öyle de oldu. Hareketli intro sonrası çalmaya başlayan Stir Me Up'la sahneye çıktığı ilk anda tişörttü farketti ve gülümsemeye, farkettiğini belli etmeye başladı. 


Daha ilk şarkı sonrasında, oldukça alakasız bir şekilde ekibine teşekkür etmeye başladı Hadise, korumasına kadar kimseyi atlamadan. Eurovision için de teşekkür ettikten sonra aramızda Deli Oğlan bulunup bulunmadığını sordu, ben de el kaldırmaktaydım ve yine göz göze geldik. Hani şarkıyı ondan sonra o kadar az önemseyebildim ki kariyerinin en zayıf şarkılarından biriyle bu kadar tanınmasına üzülemedim bile. Sezen Aksu'yu anıp albüm düzenlemesiyle söylediği Deli Oğlan'dan sonra sırada Arabik ezgileriyle oldukça eğlenceli bir şarkı olan Don't Ask geldi. Hadise kıvraklığıyla en çok bu şarkıda dikkat çekti diyebilirim. Saf Rnb'dense bu tip melodiler kulağımıza daha yakın geldiği için Hadise hemen her Türkiye performansında söylüyor bu şarkıyı (Sayısal Gece, İbo Show dahil).

Peşine son albümün orijinal versiyonunun açılış şarkısı “My Man and the Devil On His Shoulder” geldi. Artık buralarda Hadise ezberimden ve sözlere eşlik edişimden etkilenmeye başlamıştı sanırım. Tam kendimi kaptırmıştım ki listede doğru dürüst dinlemediğim tek şarkı olan “Sweat” başladı. İlk albümün isim parçası olan “Sweat” konusundaki cahilliğimi yarım metre ötemde duran Hadise'ye çaktırmamaya çalışırken, sırada ismini tişörtüme yazdırdığım şarkı olduğunu hatırladım. Herhalde bir şey derdi tişört hakkında.


“Bir şey” diyebilirdi, ama çok şey dedi. Şarkıya girmeden önce ilk cümlesi “Burada çok yakışıklı bir arkadaşımız var” oldu. “Çok güzel bir tişört giyiniyor” dedi sonra. “Sahneye çıkabilir misin?” diye sorduğunda cümlenin daha yarısına gelmeden kendimi yukarı atmıştım. Rezil olmamak için sakinliğimi korumaya çalışıyordum ama ağzım kulaklarımdaydı. Hadise yanımdaydı, beraber sahnedeydik. Bana önce tişörtün, az önce yazdığım anlamını sordu. Şarkısından esinlendiğimi, ama ufak bir espri kattığımı söyledim. Sonra benden şarkının anlamını söylememi istedi. Açıkladıktan sonra “doğru mu söylüyorum?” diye sorunca, gülümseyerek “You are soo right!” deyişi vardı ki beni benden aldı. Sonra beni öpeceğini söyledi. Bir süre takılı kaldım (nasıl göründü o anda hiçbir fikrim yok), “öpeyim” dedi tekrar, öptüm ve kendimden geçmiş bir şekilde aşağıya indim. Arkadaşım sakin olmam için başarısızca çabalarken ben olan biteni sindirmeye çalışıyordum. Sonra “Men Chase Women Choose”u söyledi ve o andan itibaren gece boyu defalarca bana “Are you chasing? Because i'm choosing. Should i choose you tonight?” temalı cümleler söyledi. “You should!” diye defalarca bağırdım ben de.


Albümün eğlencelik şarkısı “All Together”dan sonra ara vardı neyse ki, ben de sakinleşme fırsatı buldum. Hadise bizi dansçılarıyla başbaşa bıraktı ve streç tayt üzerine giydiği elbisesini, pembe uzun bir kıyafetle değiştirmeye gitti. Sexyback ve bir sürü club favorisi şarkılar eşliğinde yaptıkları danslarda oldukça başarılıydı ekibi. İki erkek, iki kız, iki siyahi, iki beyaz kombinasyonunda sahnede olan 4 dansçı, kalabalığı coşturmasını bildi. Yaklaşık bir 10-15 dakika sonra Hadise sahneye muhtemelen en iyi şarkısı “My Body” ile döndü. Albümdeki haliyle söylediği şarkıya eşlik etmek de çok keyifliydi. Albümün ikinci ve son Türkçe şarkısı, muhtemelen yeni klip videosu “Aşkkolik”in sırası geldi sonra. Şarkının baya bir duyulduğunu, dinlendiğini öğrenmiş olduk çünkü kalabalığın tepkisi oldukça fazlaydı. Zaten konser bittikten sonra tekrar söyletmek için bu şarkıyı seçecekti seyirciler. Sandalyesiyle yaptığı Aşkkolik şovundan sonra bu yazın en çok dinlediğim parçalarından biri “Creep” çalmaya başladı. Fırsat bulsam bu şarkı için bizzat teşekkür etmek isterdim Hadise'ye, birine kızdıysanız tam anlamıyla ilaç gibi geliyor. Yanımdaki hayranlarından biri bu planladığım şeyi yapmayı başardı, teşekkürünü duyurdu ve Hadise de bu şarkıyı söyledikçe çok rahatladığını itiraf etti.


Creep'ten sonra konserin sonuna geliyorduk artık. Sakin geçen Milk Chocolate Girl ve TMF ödüllerindeki aranjesiyle Bad Boy ilk albümden geldiler. Bad Boy konserin en eğlenceli kısımlarından biriydi ve yanlış anımsamıyorsam yanımdaki arkadaşım Fikret'e mikrofon uzatıp back vokal yaptırdığı şarkı da bu şarkıydı. Rock-vari düzenlemesiyle şarkı boyunca dans ettik, sonrasındaki A Good Kiss'i de iple çektik. Hadise burada artık konserin sonuna geldiğimizi ama bunun bize bağlı olduğunu söyledi. Bis istiyordu belli ki. A Good Kiss'i yine TMF ödüllerindeki düzenlemesiyle fakat kötü bir sürprizle, içine Deli Oğlan'ı katarak söyledi. Hemen şarkının başında yine bilmişlik ettiğimden, ufak bir diyaloğumuz daha oldu. O yüzden isterse İzlandaca da söyleyebilirdi şarkıyı, sorun değil.


Sahneden daha inmeden geri çağırdık konser sonrası. Aşkkolik tezahüratına dayanamayıp şarkıyı tekrar söyledi, bu sefer dansçıları biraz daha ön plana çıkararak. Şarkı bittiğinde konser nasıl geçti anlamamıştım tabi, tadı damağımda kalmıştı. Kusurlu yönlerine bakarsak A Good Kiss'i tam dinleyemedik, şarkıların yeni düzenlemeleri çok mevcut değildi, sahne ufaktı ve sonuç olarak bar programı ayarında bir gösteriydi. Ancak mükemmel tavırları, seyirciyle, sırf benimle değil (ama en çok benimle) girdiği diyaloglar, dansa yatkın vücudu, kolay koreografilere rağmen çalışılmış şovlar takdire şayandı. Bir de canlı söylemesi ve sesinin güzelliği var tabi. Allah yetenek vermiş, star kumaşı vermiş, umuyorum ki olabilecek en güzel şekilde değerlendirir. Potansiyeli dünya listelerinde Türkiye'nin adını duyurmaya yakışacak ayarda, sadece yıllık yarışmalarda değil. Umarım daha fazla konserini izleme şansını yakalarım. 

Setlist
  1. Intro
  2. Stir Me Up
  3. Deli Oğlan
  4. Don't Ask
  5. My Man and the Devil On His Shoulder
  6. Sweat
  7. Men Chase Women Choose
  8. All Together
  9. Dancer Solo
  10. My Body
  11. Aşkkolik
  12. Creep
  13. Milk Chocolate Girl
  14. My Body
  15. A Good Kiss

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder